Skip to main content

Osmanlı Sarayı'nda son cenaze ve son cülûs

http://link.tl/21lpdhttp://link.tl/21lpd
Aylık çıkan popüler #tarih dergisi, Temmuz sayısında Osmanlı Devleti’nin zirve noktasından bir tarihî tanıklığa yer vererek ilgi çekici bir konuya imza attı. 1918’in 3 Temmuz’unda hayata gözlerini yuman V. Mehmed Reşad’ın 4 Temmuz’daki cenazesi ve aynı gün onun yerine tahta geçen isim, kardeşi VI. Mehmed Vahdeddin’in cülusu…

SULTAN MEHMET REŞAT YERİNİ VAHDEDDİN'E VERİYOR

Sultan Mehmed Reşad 1918’in yaz aylarına denk gelen Ramazan ayının 15. günü geleneksel olarak icra edilen Topkapı Sarayı’nda Hırka-i Saadet dairesindeki merasime iştirak etmiş ve bu tören sırasında rahatsızlığı artmış olduğu için yere yığılmıştı. Böbrek yetmezliği çeken ve şeker hastalığı ilerleyen padişah, sarayda tedavi altına alındı. Tam dokuz gün hasta yattı ve 3 Temmuz 1918’de vefat etti.
Osmanlı Sarayı'nda son cenaze ve son cülûs

SON CÜLÛS SON CENAZE

Topkapı Sarayı’nda ölüm ile yaşamın içiçe geçtiği bu tarihî anda Ruşen Eşref (Ünaydın) isimli genç bir gazeteci de vardı. Topkapı Sarayı’nda geleneksel olarak icra edilen “cenaze” ve “cülûs” merasimine katılan Ruşen Eşref, bu merasimlerin son kez yapıldığını bilmiyordu. “İki Saltanat Arasında” başlıklı bu yazısı sadece tarihî bir hadiseyi yansıtmakla kalmıyor, Türk gazetecilik literatüründe de bir ilk olma özelliği de taşıyor.
Osmanlı Sarayı'nda son cenaze ve son cülûs
TEMMUZ SAYISI
Ruşen Eşref’in gazete yazısını bu ayki sayıda okuyabilirsiniz. Ayrıca tarihçi Emrah Safa Gürkan, Cervantes’in İstanbul’a gelip gelmediği ve Kılıç Ali Paşa Camii’de çalışıp çalışmadığı gibi konulara belgelerle ışık tutuyor. Yine araştırmacı Mustafa Onur Yurdal, Çanakkale Savaşı’nda gerek savaş literatürüne gerek askerlerin günlük hayatına girmiş sözcük ve deyişleri inceleyerek okurlara keyifli bir yazı hazırlamış.

Comments

Popular posts from this blog

Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar?

 Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar? Büyüklerin gençlik anılarını dinlemeyenimiz ve onlarca sene önceye ilişkin anıların dün şeklinde hatırlanışına şahit olmayanımız yoktur. Üstelik bu anılar çoğu zaman “hangi şarkıda dans edilmiş olduğu” benzer biçimde pek çok ince detay içerir. Dün ne yediğini hatırlamayan bir adamın, 30 yıl önce yediği yemeği hatırlaması hatta yemeğin tadını ve kokusunu tanım edebilmesi hafıza araştırmacıları için ilginç bir çalışma alanı olmuştur. Bu fenomene; “anımsama tepesi” anlamına gelen “reminiscence bump” ismi verilmiş, tepe noktalarının çoğu zaman 10 ila 30 yaşları arasındaki döneme ait olduğu görülmüştür. Hafıza Hafıza alakalı kabul gören teorilerden biri “Bilgi İşleme” modeli ismi ile anılır. Bu kuram, belleğin basit fonksiyonlarını anlamamızda bizlere destek verir. Bu modele göre belleğimiz, üç değişik hafızaya haizdir. Duyusal hafıza Kısa süreli bellek Uzun süreli hafıza Bilgi işleme modelinin daha iyi anlaşılmasını elde eden yaygı...

Gözleri Açık Uyumak Normal mi?

 Gözleri Açık Uyumak Normal mi? Dilimizde “tedirgin olmak” anlamına kullanılan “gözleri açık uyumak” deyimi, logoftalmus‘dan muzdarip olanlar için fiziksel bir gerçeklik. Eğer gözleri aleni veya yarı aleni uyumanın herhangi bir sakıncası olmayan, olağan bir durum bulunduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü logoftalmus, göz sağlığına ciddi zararları olabilecek mutlaka tedavi edilmesi ihtiyaç duyulan bir sıhhat durumdur.Bu makalede; “Logoftalmus nelerdir?“, “Neden oluşur?“, “Nasıl teşhis ve tedavi edilir?” sorularının yanıtlarını bulabilirsiniz. Logoftalmus Nedir? Beynimiz uyuduğumuzda duyu organlarından gelen minör verileri dikkate almaz, aynı durum gözleri aleni olarak uyuyan insanoğlu için de geçerlidir. Bu nedenle bu insanlar, durumlarını farkına varamazlar. Bebeklik döneminde zaman zaman gözlemlenen gözleri açık uyuma durumu, bebeğin büyümesi ile herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden geçer. Ancak herkeste naturel olarak ortadan kalkmaz.Neden Tedavi Edilmesi G...

Fobofobi Nedir?

  Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Fobofobi Nedir? Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Belirli uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, şiddetli irrasyonel kokulara fobi denir. Fobi, “korku” veya “kaçış” anlamına gelen Yunanca “Phobos” kelimesinden türetilmiştir. Peki hiç korkmaktan korktuğunuz mu? Fobofobi ise fobiden korkmak anlamına gelir. Fobofobi çoğunlukla tek başına bulmaz. Yani fobofobiden muzdarip olanların genellikle bir hatta birkaç fobisi daha vardır. Anksiyete bozuklukları ve panik atakla ilişkili olarak görülür. Ortaya Çıkma Sebebi Nedir? Fobofobi, spesifik olarak, daha fazla fobi geliştirmekten korkma nedeniyle ...