Skip to main content

Gök Taşı Yağmuru Başlıyor

 

Ege Üniversitesi Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç.

Dr. Hasan Ali Dal, halk arasında “yıldız kayması” olarak bilinen gök taşı yağmurunun ağustos ayında gözlemlenebileceğini söyledi. Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Gözünüz bugünlerde gökyüzünde olsun. Ağustos ayında halk, gök taşı yağmurunun seyrine doyacak” dedi.

Dr. Hasan Ali Dal, ağustos ayında gök taşı yağmurunun gözlemlenebileceğini ifade etti. Dal, “Akan yıldız ya da yıldız kayması adı verdiğimiz bu olay, aslında yer atmosferine giren milimetreden santimetreye değişen boyutlarda, küçük gök taşlarının (meteor) yanıp yok olması esnasında bıraktıkları izdir” dedi.

Yıldız kaymasının hemen her gün ve her saat yaşandığını ifade eden Doç. Dr. Dal, “Gökyüzünde bazı özel tarihler vardır ki bu tarihlerde özel olarak gök taşı (meteor) yağmuru yaşanır. Dünya, güneş etrafındaki yörüngesinde dolanırken, yörüngesinde önüne çıkan ya da yakından geçen çeşitli büyüklüklerdeki gök taşlarını (meteoroid) kendine çekerek atmosfere girmesine neden olur. Saniyede 75 – 80 km hızla yer atmosferine giren bu küçük gök taşları, sürtünmeden dolayı ısınır ve yanmaya başlar. Bir taş nasıl yanar derseniz, bu taşlar yüksek hızdan dolayı çok yüksek sıcaklıklara kadar ısınır. Isınınca da yapısındaki metal kısımlar erimeye başlarken, karbon içerikli kısımlar ise gerçekten yanar. Isınan gök taşı neredeyse akkor hale gelir ve hızla hareket ettiği için de gökyüzünde bir iz bırakıyormuş gibi ‘yanılsama’ oluşturur” diye konuştu.

“Atmosferin çok üst katmanlarında patlamalar yaşanabilir”

Gök taşının yapısının büyük oranda karbon bileşiklerden oluştuğu, alev aldığı zaman parlama ve duman çıkmasına neden olduğunu belirten Doç. Dr. Dal, “Zaman zaman da atmosferin çok üst katmanlarında patlamalar yaşanabilir. Bunun nedeni ise gök taşının yer atmosferine giriş açısıdır. Eğer gök taşı, atmosfere çok dik bir açıyla girerse, atmosfer ‘beton etkisi’ oluşturur ve gök taşının parçalanmasına neden olur. Bu durum özellikle boyutları nispeten büyük parçalar için geçerlidir. Bunun en güzel örneği ki aslında uç bir örnektir. 15 Şubat 2013’de Rusya’nın Chelyabinsk kentinde yaşanan gök taşı olayıdır” dedi.

“Ağustos ayında perseid gök taşı yağmuru başlıyor”

İzlenmesi en güzel, en keyifli olan gök taşı yağmurunun Quadrantidler, Persiedler ve Geminidler olduğunu söyleyen Doç. Dr. Dal, “Bunun nedeni, bu gök taşı yağmurlarında saatte 50’ye yakın yıldız kayması gözlersiniz. Gökyüzünde resmen havai fişek gösterisi vardır. Gök taşı yağmuru olduğu günlerde fotoğraf makineniz da yanınızda olsun. Objektifinizi gökyüzüne çevirip, uzun poz süreleri verdiğinizde, eşsiz kareler alacaksınızdır. Bunu denemenizi şiddetle tavsiye ederiz. İşte bugünlerde de Perseid gök taşı yağmuru başlıyor ve ağustos ortası doğru gök taşı yağmuru en etkin zamanına gelecek. Gök taşı yağmurunu görmek için, gece geç saatlerde açık ve karanlık bir alanda çıplak gözle gökyüzü izlemeniz yeterli olacak” diye konuştu.

Alıntıdır 

Comments

Popular posts from this blog

Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar?

 Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar? Büyüklerin gençlik anılarını dinlemeyenimiz ve onlarca sene önceye ilişkin anıların dün şeklinde hatırlanışına şahit olmayanımız yoktur. Üstelik bu anılar çoğu zaman “hangi şarkıda dans edilmiş olduğu” benzer biçimde pek çok ince detay içerir. Dün ne yediğini hatırlamayan bir adamın, 30 yıl önce yediği yemeği hatırlaması hatta yemeğin tadını ve kokusunu tanım edebilmesi hafıza araştırmacıları için ilginç bir çalışma alanı olmuştur. Bu fenomene; “anımsama tepesi” anlamına gelen “reminiscence bump” ismi verilmiş, tepe noktalarının çoğu zaman 10 ila 30 yaşları arasındaki döneme ait olduğu görülmüştür. Hafıza Hafıza alakalı kabul gören teorilerden biri “Bilgi İşleme” modeli ismi ile anılır. Bu kuram, belleğin basit fonksiyonlarını anlamamızda bizlere destek verir. Bu modele göre belleğimiz, üç değişik hafızaya haizdir. Duyusal hafıza Kısa süreli bellek Uzun süreli hafıza Bilgi işleme modelinin daha iyi anlaşılmasını elde eden yaygı...

Gözleri Açık Uyumak Normal mi?

 Gözleri Açık Uyumak Normal mi? Dilimizde “tedirgin olmak” anlamına kullanılan “gözleri açık uyumak” deyimi, logoftalmus‘dan muzdarip olanlar için fiziksel bir gerçeklik. Eğer gözleri aleni veya yarı aleni uyumanın herhangi bir sakıncası olmayan, olağan bir durum bulunduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü logoftalmus, göz sağlığına ciddi zararları olabilecek mutlaka tedavi edilmesi ihtiyaç duyulan bir sıhhat durumdur.Bu makalede; “Logoftalmus nelerdir?“, “Neden oluşur?“, “Nasıl teşhis ve tedavi edilir?” sorularının yanıtlarını bulabilirsiniz. Logoftalmus Nedir? Beynimiz uyuduğumuzda duyu organlarından gelen minör verileri dikkate almaz, aynı durum gözleri aleni olarak uyuyan insanoğlu için de geçerlidir. Bu nedenle bu insanlar, durumlarını farkına varamazlar. Bebeklik döneminde zaman zaman gözlemlenen gözleri açık uyuma durumu, bebeğin büyümesi ile herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden geçer. Ancak herkeste naturel olarak ortadan kalkmaz.Neden Tedavi Edilmesi G...

Fobofobi Nedir?

  Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Fobofobi Nedir? Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Belirli uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, şiddetli irrasyonel kokulara fobi denir. Fobi, “korku” veya “kaçış” anlamına gelen Yunanca “Phobos” kelimesinden türetilmiştir. Peki hiç korkmaktan korktuğunuz mu? Fobofobi ise fobiden korkmak anlamına gelir. Fobofobi çoğunlukla tek başına bulmaz. Yani fobofobiden muzdarip olanların genellikle bir hatta birkaç fobisi daha vardır. Anksiyete bozuklukları ve panik atakla ilişkili olarak görülür. Ortaya Çıkma Sebebi Nedir? Fobofobi, spesifik olarak, daha fazla fobi geliştirmekten korkma nedeniyle ...