Skip to main content

Buz Prenses (Ukok Prensesi)


Ukok Prensesi tahrip olmamış Pazırık kurganlarına bulunan en ünlü mumyadır. Buz Prenses veya diğer adıyla Ukok Prensesi, Rus arkeolog Natalia Polosmak tarafından 1993 yılında keşfedilmiştir. Ukok Prensesi genç bir kadın olması itibariyle Pazırık kültürünün nadir bir örneği olarak ön plana çıkmaktadır. O M.Ö. 5. yüzyılda gömülen ve kurgan olarak bilinen tam bir törensel ahşap mezar odasında bulundu. Onun kurganında ayrıca altı at bulundu. Buz Prenses yaklaşık 2500 yıldır gömülüydü.
Ukok Prensesinin portresi kafasının fasiyal rekonstrüksiyonundan( facial reconsruction) esinlenerek çizildi.
Tabutu bir çam türü olan karaçam ağacının içi boş gövdesinden yapılmıştı.  Tabutun dış yüzeyi deriye oyulmuş geyik ve kar leoparı tasviri gibi imgelerle süslenmişti. İskitler altın, ahşap, deri, kemik, bronz, demir, gümüş ve elektrum(altın-gümüş alaşımı) gibi çok çeşitli malzemelerde çalıştılar.
Definden sonra mezar odasının tüm içeriğinin donmuş yağmur suyu ile dolduğuna ve mezarın tüm içeriğinin 2500 yıldan uzun bir süredir tamamen donmuş toprakta korunmuş olarak kaldığına inanılmaktadır.Tabut, dikili on beş yaldızlı ahşap kuşuyla tasarlanmış cadı şapkasına benzeyen yüksek bir keçe şapkanın sığabilmesi için yeterli büyüklükte yapılmıştı. Buz Prensesin iyi korunmuş vücudu turba ve ağaç kabuğu kullanılarak başarılı bir şekilde mumyalanmıştı, tabutun içinde o uykudaymış gibi yatırılmıştı.
Muhtemelen 25 yaşında genç bir kızdı. Fiziksel olarak saçları hala sarıydı. 168 cm boyunda olduğu tahmin edilmektedir.Başparmağında ve kollarında hayvan şeklinde dövmeler sergiler.  Başparmağı üzerindeki hayvan şekli çiçeklerle biten boynuzlarıyla bir tür geyiği gösterir.
Onun genetiğine ilişkin kalıtsal yapısı veya kalıtımsal dış görünüşü tartışmaya yol açtı.
Ukok Prensesi havaya maruz kaldıktan ve eridikten sonra küflenerek bozulmaya başladı. Onun kurgandan ilk çıktığı halini gösteren çok fazla fotoğrafı yok.
Bölge insanları arkeologların Buz Prensesi rahatsız edip kaldırarak birçok doğal felakete yol açtıklarına inanıyorlar.
Ukok Platosundaki mezar alanlarını kazmaktan özellikle Rus arkeologları hariç tutan bir yasak Buz Prensesi ve sanat eserlerini geri getirmedi.

Comments

Popular posts from this blog

Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar?

 Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar? Büyüklerin gençlik anılarını dinlemeyenimiz ve onlarca sene önceye ilişkin anıların dün şeklinde hatırlanışına şahit olmayanımız yoktur. Üstelik bu anılar çoğu zaman “hangi şarkıda dans edilmiş olduğu” benzer biçimde pek çok ince detay içerir. Dün ne yediğini hatırlamayan bir adamın, 30 yıl önce yediği yemeği hatırlaması hatta yemeğin tadını ve kokusunu tanım edebilmesi hafıza araştırmacıları için ilginç bir çalışma alanı olmuştur. Bu fenomene; “anımsama tepesi” anlamına gelen “reminiscence bump” ismi verilmiş, tepe noktalarının çoğu zaman 10 ila 30 yaşları arasındaki döneme ait olduğu görülmüştür. Hafıza Hafıza alakalı kabul gören teorilerden biri “Bilgi İşleme” modeli ismi ile anılır. Bu kuram, belleğin basit fonksiyonlarını anlamamızda bizlere destek verir. Bu modele göre belleğimiz, üç değişik hafızaya haizdir. Duyusal hafıza Kısa süreli bellek Uzun süreli hafıza Bilgi işleme modelinin daha iyi anlaşılmasını elde eden yaygı...

Gözleri Açık Uyumak Normal mi?

 Gözleri Açık Uyumak Normal mi? Dilimizde “tedirgin olmak” anlamına kullanılan “gözleri açık uyumak” deyimi, logoftalmus‘dan muzdarip olanlar için fiziksel bir gerçeklik. Eğer gözleri aleni veya yarı aleni uyumanın herhangi bir sakıncası olmayan, olağan bir durum bulunduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü logoftalmus, göz sağlığına ciddi zararları olabilecek mutlaka tedavi edilmesi ihtiyaç duyulan bir sıhhat durumdur.Bu makalede; “Logoftalmus nelerdir?“, “Neden oluşur?“, “Nasıl teşhis ve tedavi edilir?” sorularının yanıtlarını bulabilirsiniz. Logoftalmus Nedir? Beynimiz uyuduğumuzda duyu organlarından gelen minör verileri dikkate almaz, aynı durum gözleri aleni olarak uyuyan insanoğlu için de geçerlidir. Bu nedenle bu insanlar, durumlarını farkına varamazlar. Bebeklik döneminde zaman zaman gözlemlenen gözleri açık uyuma durumu, bebeğin büyümesi ile herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden geçer. Ancak herkeste naturel olarak ortadan kalkmaz.Neden Tedavi Edilmesi G...

Fobofobi Nedir?

  Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Fobofobi Nedir? Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Belirli uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, şiddetli irrasyonel kokulara fobi denir. Fobi, “korku” veya “kaçış” anlamına gelen Yunanca “Phobos” kelimesinden türetilmiştir. Peki hiç korkmaktan korktuğunuz mu? Fobofobi ise fobiden korkmak anlamına gelir. Fobofobi çoğunlukla tek başına bulmaz. Yani fobofobiden muzdarip olanların genellikle bir hatta birkaç fobisi daha vardır. Anksiyete bozuklukları ve panik atakla ilişkili olarak görülür. Ortaya Çıkma Sebebi Nedir? Fobofobi, spesifik olarak, daha fazla fobi geliştirmekten korkma nedeniyle ...