Skip to main content

ÜLGEN



Altay Şamanistlerinin dua ve ilâhilerinden anlaşıldığına göre en büyük tanrı Ülgen’dir. Güney Altay şamanistleri buna Kuday da derler. Kuzey Batı Moğolistan’da yaşayan Soyutlar (Ürenha) büyük tanrı olarak “Kayrakan”ı tanırlar. Katanov’a göre “Kayrakan” büyük han demektir. Bazı kamlara göre “Kayrakan” bütün tanrıların büyüğüdür. Ülgen, Kızağan ve Mergen bunun oğullarıdır. Şaman dualarında ise Kızagan ile Mergen adını taşıyan iyi ruhlar ulgen’in hizmetinde bulunan ruhlardır. Şaman dualarından anlaşıldığına göre Kayrakan muayyen bir tanrının adı değil, fakat büyük ruhların sıfatıdır. Bazı şamanlar kötü ruhların başkanı olan Erlik’e hitap ederken de “Kayrakan” derler. “Kayrakan” adını taşıyan mukaddes dağlar da vardır. Bu ”Kayrakan” bizim Türk edebiyatına, yanlış olarak ”Karahan” şeklinde geçmiştir.
Ülgen kelimesinin etimolojisi hakkında bazı faraziyeler ileri sürülmüş ise de şimdiye kadar halledilmiş değildir.
Kırgız – Kazak lehçesinde “ülken” kelimesi büyük ve ulu anlamlarını ifade eder. Buryat dilinde “ülgen” kelimesi yerin sıfatı olarak “Ülgen – Jixe daida” harfiyen ”Ülgen – uluyer” demek olup aşağı yukarı “anamız yağız yer” anlamına gelir. Buna göre eski şamanizmde Ulgen’in yer tanrısına ad olduğu anlaşılır. “Ülgen” kelimesinin ”Ulugün” kelimesinin muharref şekli olduğunu tahmin edenler varsa da bu halk etimolojisinden ibarettir. Herhalde bu kelime eski Türkçede “büyük” ve “ulu” anlamlarını ifade etmiş olsa gerektir, ülgen, büyük ve iyi tanrı adı olarak ancak Altaylılarda muhafaza edilmiştir. A. Anohin tarafından tesbit edilen rivayete göre Ülgen iyilik eden bir varlıktır, ay ve güneşin ötesinde, yıldızların üstünde yaşar. Onun huzuruna giden  yolda yedi (bazı rivayete göre dokuz) engel (buudak) bulunur. Ülgenin huzuruna giden bu yol ancak erkek şamanlara, âyin yaptıkları zaman, açıktır. Bununla beraber erkek şaman bile ancak beşinci engel (buudak) olan Demir Kazık (altın kazık) yıldızına kadar ulaşabilir ve oradan geri döner, ülgenin sarayı, altından tahtı vardır. Kendisi insan şeklindedir. Şaman dualarında “ak ayaz” (ak ayas), “ayazkan”, “şimşekçi”, “yıldırıma”, “yayuçı” (yaratıcı) diye tavsif olunur.
Ülgen yaradıcı (halik)dir; bütün varlığı yaradan odur. Ona “aylı ve güneşli büyük makamı, ayımı ve güneşimi yaradan (onlara şekil veren atam) Ülgen” diye hitap ederler.
Ateşi yaradan, insanlara açıklarını tutuşturup veren sacayaklarını ocaklara yerleştiren odur.
Altaylılar Ülgen’e yedi göbek babalarının ta’zim ettiklerini, yer yaradılalı ona başvurduklarını (secde ettiklerini), taptıklarını söylerler.
Gökten dökülen rahmet yağmurları onun ağzından akan salyalardır. Ayı ve güneşi hareket ettiren, beyaz bulutları bir ülkeden bir ülkeye aşıran odur.
Ülgen çoluk çocuk babasıdır; yedi oğlu, dokuz kızı vardır. Oğulları: 1) Karşıt, 2) Buura – Kan, 3) Yaşıl - Kan, 4) Burca – Kan, 5) Karakuş (kartal), 6) Baktı – Kan, 7) Er kanım. Bunlar göklerde bulunurlar, ülgenin kendisi gibi, iyi tanrı (aruu tös) lerdir. Ülgenin vücudundan
ayrılmışlardır. Bunlar  şerefine yapılan tören ve âyinler Ülgene yapılanlardan farksızdır. Bu ruhlar şerefine töz yahut yalama denilen putlar yapılmaz.
Ülgen’in kızları özel adlar taşımazlar; hepsine birden “Akkızlar” yahut “Kıyan”lar denir. Bu kızlar şamanın ilham perileridir; âyin sırasında şamanın “ay gibi kulağına kişi olup söylerler’.
Ülgenin hizmetinde başka ruhlar da vardır. Bunlardan Yayık, Suyla, Karlık, Utkuçı denilenleri iyi tanrılar panteonunda ileri gelen ruhlardır.
Yayık insanlarla Ülgen arasında aracılık yapar;insanları kötü ruhlardan korur, “Ayaz – kandan, ay vegüneşten bir parçadır. (Ayaz hanıng üleşi, aydın günün ülü).

Şaman dualarında Yayık şöyle tasvir edilir : ^’Ülgen beyin emirberi (yarlıkçısı)dır; kızıl bulut sırmalıdır; dizgini – ebekuşağıdır; kamçısı boz alev; gökten haberler alır. Yıldırım tanrısından ayrılmış, şimşek tanrısından sıçramış; inci olup dizilmiş; ipek gibi uzamış; urugların, kişilerin yaradılışında yardım etmiş, ocağımıza şekil vermiş olan Ak Yayık!”.
Âyin sırasında kam (şaman) göklere, Ülgen huzurunda, kurbanın canını götürürken “Yayık”m himayesinde gider. Yayık rehberlik etmezse kam göklere çıkamaz.
Suyla adı verilen ruh insanları korur ve yerde bulunur. Gözleri otuz günlük mesafeden görür, at gözlerine benzer (at karaktu kan Suyla). Ay ve güneşin kırıntılarından yaradılmış (ay gününg kırkını) Suyla’nm görevi, insanların hayatında vukua gelecek değişiklikleri haber vermek ve insanları göz. altında bulundurmaktır.
Âyin esnasında şaman göklere yahut yer altına giderken Suyla şamana yolda hücum edecek kötü ruhları koğar, Yayık ile beraber kurbanın canını göklere götürür. Âyin esnasında Suyla şerefine saçı olarak rakı kullanırlar (arakt saçar).
Karlık adı verilen ruh, Suyla’nm en yakın arkadaşıdır.
Ülgen’in yakınlarından olan Utkuçı denilen ruh göklerde bulunur, yer yüzüne inmez. Onun vazifesi. Ülgen’e kurban sunmak üzere göklere çıkan kamı Kazık (altın kazık) yanında karşılamak Suyla ile görüşüp kamın arzularını Ülgen’e arzetmektir. Onun unvanı “Ülgen beyin elçisi”dir (Ülgen biiding; elçisi). Ülgen’in oğulları da gökte bulunurlar. Al-taylüardan her oymak bunlardan birini kendi boyunun koruyucusu sayar, ülgen’in dokuz kızı vardır. Bunlara “ak kızlar (ak kıstar)” denir. Bazı kamların anlattıklarına göre, âyin yaparken samanlara bu kızlar ilâhilerini ilham ederler. Bu kızlar için şaman ilâhilerinde “ay (gibi) kulağına kişi olup söylüyorsunuz” denilmektedir.
Şamanistlerin panteonunda Ülgen’in “ak kızlarından başka da birkaç iyi dişi ruhlar vardır. Altaylılarda Umay, Ana Maygü, Aka ene, Yakutlarda Ayısıt’lar bunların belli başlılarıdır. Altaylılara göre Umay çocukları ve hayvan yavrularını koruyan dişi tanrılardır. Türklerin tanrıları arasında dişi tengri -ruhların en ünlüsü ve çok eski çağlardan beri malûm  olanı Umay’dır. Tarihî kaynaklarda verilen bilgilere ve folklor materyallerinden anlaşıldığına göre bu dişi Tanrı insan ve hayvan yavrularını ve bütün dişileri koruyan bir dişi Tanrıdır.

Comments

Popular posts from this blog

Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar?

 Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar? Büyüklerin gençlik anılarını dinlemeyenimiz ve onlarca sene önceye ilişkin anıların dün şeklinde hatırlanışına şahit olmayanımız yoktur. Üstelik bu anılar çoğu zaman “hangi şarkıda dans edilmiş olduğu” benzer biçimde pek çok ince detay içerir. Dün ne yediğini hatırlamayan bir adamın, 30 yıl önce yediği yemeği hatırlaması hatta yemeğin tadını ve kokusunu tanım edebilmesi hafıza araştırmacıları için ilginç bir çalışma alanı olmuştur. Bu fenomene; “anımsama tepesi” anlamına gelen “reminiscence bump” ismi verilmiş, tepe noktalarının çoğu zaman 10 ila 30 yaşları arasındaki döneme ait olduğu görülmüştür. Hafıza Hafıza alakalı kabul gören teorilerden biri “Bilgi İşleme” modeli ismi ile anılır. Bu kuram, belleğin basit fonksiyonlarını anlamamızda bizlere destek verir. Bu modele göre belleğimiz, üç değişik hafızaya haizdir. Duyusal hafıza Kısa süreli bellek Uzun süreli hafıza Bilgi işleme modelinin daha iyi anlaşılmasını elde eden yaygı...

Gözleri Açık Uyumak Normal mi?

 Gözleri Açık Uyumak Normal mi? Dilimizde “tedirgin olmak” anlamına kullanılan “gözleri açık uyumak” deyimi, logoftalmus‘dan muzdarip olanlar için fiziksel bir gerçeklik. Eğer gözleri aleni veya yarı aleni uyumanın herhangi bir sakıncası olmayan, olağan bir durum bulunduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü logoftalmus, göz sağlığına ciddi zararları olabilecek mutlaka tedavi edilmesi ihtiyaç duyulan bir sıhhat durumdur.Bu makalede; “Logoftalmus nelerdir?“, “Neden oluşur?“, “Nasıl teşhis ve tedavi edilir?” sorularının yanıtlarını bulabilirsiniz. Logoftalmus Nedir? Beynimiz uyuduğumuzda duyu organlarından gelen minör verileri dikkate almaz, aynı durum gözleri aleni olarak uyuyan insanoğlu için de geçerlidir. Bu nedenle bu insanlar, durumlarını farkına varamazlar. Bebeklik döneminde zaman zaman gözlemlenen gözleri açık uyuma durumu, bebeğin büyümesi ile herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden geçer. Ancak herkeste naturel olarak ortadan kalkmaz.Neden Tedavi Edilmesi G...

Fobofobi Nedir?

  Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Fobofobi Nedir? Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Belirli uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, şiddetli irrasyonel kokulara fobi denir. Fobi, “korku” veya “kaçış” anlamına gelen Yunanca “Phobos” kelimesinden türetilmiştir. Peki hiç korkmaktan korktuğunuz mu? Fobofobi ise fobiden korkmak anlamına gelir. Fobofobi çoğunlukla tek başına bulmaz. Yani fobofobiden muzdarip olanların genellikle bir hatta birkaç fobisi daha vardır. Anksiyete bozuklukları ve panik atakla ilişkili olarak görülür. Ortaya Çıkma Sebebi Nedir? Fobofobi, spesifik olarak, daha fazla fobi geliştirmekten korkma nedeniyle ...