Skip to main content

Türkler ve Felsefe : Türk-İslâm Felsefesi


Her eser belli bir amacın mahsûlüdür. Bu kitabın amacı, Türk – İslâm Felsefesine dâir objektif gerekçeleri ortaya koymak ve millî felsefemize reva görülen bir haksızlığı dile getirmektir.
Çeyrek asırdan beri, entellektüel çevrelerin zihinlerinde yer etmiş olan Türk – İslâm Felsefesi, 1970 yılından beri İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde bir kürsü (:anabilim dalı) olarak faaliyet göstermektedir. Ne var ki bu araştırma sahası, bir yandan mîllî şuurunu azçok kaybetmiş olan kimselerin, diğer yandan da İslâmî görüşten başka alternatif tanımayanların açık veya kapalı muhalefetine mâruz kalmıştır: Sâdece Avrupalı filozofların (—ve özellikle bunlar arasında ateist ve materialist’lerin) hayranı oldukları için Türk – İslâm Felsefesi’ni inkâra yeltenenlerin tavrı, hiç şüphesiz ki tefekkür hayatına tahammülü olmayan ve bu sebeple «îslâmda felsefe yoktur» diyen kimselerin tavır ve telâkkisinden daha az elem verici değildir.Çünki her iki görüşte de millî felsefe’miz inkâr ediliyor. Oysa «millî felsefe» öylesine aktüel ve çağdaş bir olaydır ki, özellikle yirminci asırda Avrupalılar millî felsefe (mal. Fransız felsefesi, İngiliz felsefesi, Amerikan felsefesi, Alman felsefesi vs.) sahasında kemmiyet ve keyf iyet bakımından göz dolduracak eserler yayınlamışlardır. Millî felsefemiz olan Türk-İslâm Felsefesi de böyle bir çağdaş zihniyetin eseri sayılmalıdır.
Nasıl ki san’at, târih ve kültürümüzde İslâmiyet’in izleri varsa, Türk filozofları üzerinde de aynı izler mevcuttur. Zâten bu sayededir ki yüce milletimiz, bugün kabul edildiği mânâda felsefe yapabilmiştir. Bu sebepledir ki Türk san’atı, Türk tarihi ve Türk dili paralelindeTürk Felsefesi de elbette olacaktır ve olmalıdır: Bu gerçeği inkâr etmeğe yeltenmek, güneşi balçıkla sıvamağa kalkışmaktan farklı değildir.
Herkes kabûl eder ki şahsî fikirler, (—ki felsefe bunun mahsûlüdür—) şahsiyetli milletlerden sâdır olur. Türk milletinin hâiz olduğu yüksek karakter ve şahsiyet, milletimize muhâlif olan Avrupalı müşâhitlerin eserlerinde dahi bulunmaktadır ve bunlar, ilerki sayfalarda zikredilecektir.
Ne mutlu Türküm diyene vecizesini samimiyetle benimsetebildiğimiz Türk gençliği sâyesindedir ki millî bir felsefemiz olabilecektir. Bu satırların yazarının sarsılmayan inanç ve temennisi budur.

Comments

Popular posts from this blog

Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar?

 Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar? Büyüklerin gençlik anılarını dinlemeyenimiz ve onlarca sene önceye ilişkin anıların dün şeklinde hatırlanışına şahit olmayanımız yoktur. Üstelik bu anılar çoğu zaman “hangi şarkıda dans edilmiş olduğu” benzer biçimde pek çok ince detay içerir. Dün ne yediğini hatırlamayan bir adamın, 30 yıl önce yediği yemeği hatırlaması hatta yemeğin tadını ve kokusunu tanım edebilmesi hafıza araştırmacıları için ilginç bir çalışma alanı olmuştur. Bu fenomene; “anımsama tepesi” anlamına gelen “reminiscence bump” ismi verilmiş, tepe noktalarının çoğu zaman 10 ila 30 yaşları arasındaki döneme ait olduğu görülmüştür. Hafıza Hafıza alakalı kabul gören teorilerden biri “Bilgi İşleme” modeli ismi ile anılır. Bu kuram, belleğin basit fonksiyonlarını anlamamızda bizlere destek verir. Bu modele göre belleğimiz, üç değişik hafızaya haizdir. Duyusal hafıza Kısa süreli bellek Uzun süreli hafıza Bilgi işleme modelinin daha iyi anlaşılmasını elde eden yaygı...

Gözleri Açık Uyumak Normal mi?

 Gözleri Açık Uyumak Normal mi? Dilimizde “tedirgin olmak” anlamına kullanılan “gözleri açık uyumak” deyimi, logoftalmus‘dan muzdarip olanlar için fiziksel bir gerçeklik. Eğer gözleri aleni veya yarı aleni uyumanın herhangi bir sakıncası olmayan, olağan bir durum bulunduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü logoftalmus, göz sağlığına ciddi zararları olabilecek mutlaka tedavi edilmesi ihtiyaç duyulan bir sıhhat durumdur.Bu makalede; “Logoftalmus nelerdir?“, “Neden oluşur?“, “Nasıl teşhis ve tedavi edilir?” sorularının yanıtlarını bulabilirsiniz. Logoftalmus Nedir? Beynimiz uyuduğumuzda duyu organlarından gelen minör verileri dikkate almaz, aynı durum gözleri aleni olarak uyuyan insanoğlu için de geçerlidir. Bu nedenle bu insanlar, durumlarını farkına varamazlar. Bebeklik döneminde zaman zaman gözlemlenen gözleri açık uyuma durumu, bebeğin büyümesi ile herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden geçer. Ancak herkeste naturel olarak ortadan kalkmaz.Neden Tedavi Edilmesi G...

Fobofobi Nedir?

  Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Fobofobi Nedir? Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Belirli uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, şiddetli irrasyonel kokulara fobi denir. Fobi, “korku” veya “kaçış” anlamına gelen Yunanca “Phobos” kelimesinden türetilmiştir. Peki hiç korkmaktan korktuğunuz mu? Fobofobi ise fobiden korkmak anlamına gelir. Fobofobi çoğunlukla tek başına bulmaz. Yani fobofobiden muzdarip olanların genellikle bir hatta birkaç fobisi daha vardır. Anksiyete bozuklukları ve panik atakla ilişkili olarak görülür. Ortaya Çıkma Sebebi Nedir? Fobofobi, spesifik olarak, daha fazla fobi geliştirmekten korkma nedeniyle ...