Skip to main content

TEREKEMELER


Karapapaklar veya Terekemeler (Azerice: Qarapapaqlar, Tərəkəmələr), Türkiye'de genel olarak Kuzeydoğu Anadolu'da, Kuzey Kafkasya'daki Derbent, Gürcistan'nın Kvemo Kartli, Azerbaycan'ın Kazah, İran'ın Sulduzbölgelerinde[2] yaşayan Azerbaycan Türklerini oluşturan etnik boylardan biridir.

Konu başlıkları

  [gizle] 

Köken ve tarih [değiştir]

Karapapak adı, siyah astragan kalpak giydikleri için Kafkasya'daki komşu halklar tarafından verilmiştir.[3]Karapapakların diğer bir adı olan "Terekeme" ise Arapça'daki, Türkmenler sözcüğünün karşılığı olan Terâkimesözcüğünden kaynaklanmaktadır.[4] "Terekeme" terimi “yurtlarını terk edenler” anlamında kullanılmaktadır.[5][6]
Çoğu zaman Terekeme olarak da adlandırılan Karapapaklar, Brockhaus ve Efron Ansiklopedik Sözlüğüne göre ayrı bir etnik grup olarak tanımlanmış olsa bile sıklıkla Azerbaycan Türklerinin bir alt etnik grubu olarak tanımlanmaktadır.[7] Fahrettin Kirzioğlu ve Zeki Velidi Togan gibi bazı tarihçilerin teorilerine göreyse Karapapakların soyu Kumuklara dayanmaktadır.[8] Terekemeler, asıl itibariyle, Gürcistan'ın güneyinde,Ermenistan'ın kuzeybatısında, Dağıstan'ın güneyinde, Azerbaycan'ın iç ve kuzeybatı topraklarında yaşamaktaydılar.[9] Güney Kafkasya'nın Rus işgaline uğramasıyla birlikte 1813 ve 1828 yılları arasında Osmanlı Devleti ve İran'a yoğun göç hareketleri yaşanmıştır. Osmanlı-Rus Savaşı Rusya'nın sınırlarını Kars'ı da içe alacak şekilde genişlemesiyle sonuçlanınca, Terekemelerin yerleşim yerleri yeniden Rus egemenliği altına girdi. Rus Devrimi sonrası başlayan Sovyet yönetiminin ardından Karapapaklar, Sovyetler Birliğinde ayrı bir millet olarak tanımlanmaya başlanmıştır. 1930'larda Karapapakları ayrı bir millet olarak kabul etme politikası durduruldu ve 1944 yılında Karapapaklar, Ahıska Türkleri ile birlikte kitleler halinde Orta Asya'ya sürüldüler. 20. yüzyılın ortalarında nüfus sayımlarında Ahıska Türkleri ve Azerbaycan Türkleri ile birlikte sayılan Karapapaklar, günümüzdeki sayımlarda kendisini Karapapak veya Terekeme adlarıyla tanıtan kitleler tespit edilmiştir. 1926'da Sovyetler Birliğinin yaptığı nüfus sayımına göre ayrı bir millet olarak dahil edilen Karapapakların Güney Kafkasya'daki nüfusu 6,311 olarak tespit edilmiştir.

Tarih [değiştir]

Kökenlerine dair tezler [değiştir]

Bazen Karakalpaklarla karıştırılır. Farklı görüşler de bulunmakla birlikte[10][11] genel kanıya göre Karapapaklar Oğuz karakterli, Karakalpaklar ise Kıpçakkarakterli Türklerdir.[12]

Safeviler dönemi [değiştir]

I. İsmail, 1520 - 1522 yılları arasında Şiiliği yaymak için Kvemo Kartli'ye sefer düzenlemiştir. I. İsmail öldükten sonra Tiflis'te Şiiliğe karşı isyan başlamış ve1549'da Borçalı'daki Karapapaklar Osmanlı padişahı I. Süleyman'a bağlılıklarını bildirmiştir. Fakat 1555'da imzalanana Amasya Antlaşması ile Safeviler'de kalmıştır.[13]
Borçalı'daki Karapapakların bir kısmı kırmızı bir şerit bağlayarak Şii olduklarını vurgulamıştır. Diğer kısım da, başlarına koyun derisinden kara papak koyarakSünni olduklarını bu yolla vurgulamıştır. Sünnilerin bir kısmı göçe zorlanmıştır.[13]
I. Tahmasp'ın ölümünden sonra Safevilerin baskılarına karşı Gürcüler ile birleşmiştir. I. Abbas döneminde Şii olmayanlara Sakal Vergisi uygulanmış ve tekrar göçler artmıştır.[13]

Kaçarlar dönemi [değiştir]

Kazaklara dayanan Karapapaklar 1828 tarihine kadar Kuzey Azerbaycan'ın Kazak-Şemseddin Hanlığında Borçalı Nehri kıyılarında ve Revan-Gence arasında,Gökçe Gölü civarında yaşamaktalar.[14]

Rusya-İran Savaşı [değiştir]

1826-1828 Rusya-İran Savaşı esnasında Azerbaycan Genel Valisi Abbas Mirza tarafından Azerbaycan'dan çıkararak Uşnu'nun doğusunda 15. yüzyılda MukriKürtlerinin elde ettikleri Sulduz'a yerleştirilmişlerdir.[15]
1828 yılında imzalanan Türkmençay Antlaşması'ndan sonra bir kol Meraga'nın Sulduz Nahiyetine, diğer kol Kars, Çıldır, Sarıkamış, Arpaçay, Iğdır, Albaba,Çaldıran, Sökmenova, Karaköse ve Taşlıçay civarlarına göç etmişlerdir. Sulduz Bölgesinde Ağcarevane, Ali Dervişli, Çakal Mustafa, Çelebi, Delice Ahi, Hamidşah, Kızanlu-yı Şiran, Mamaşalu, Okçı, Sultanlu, Tavuklu, Timur gibi aşiretler yaşardı.[14]

Rusya İmparatorluğu dönemi [değiştir]

Aynı kaynakta 1878-1881 yıllarda Rusya İmparatorluğu'nun yönetimine girmiş (1878) bu bölgeden Osmanlı`nın elinde kalan topraklara 82.000 Müslüman`ın göç ettiği kaydedilmektedir. Onlardan 11,000 kişi Kars`tan gitmiştir.[16]

Kars Oblastı [değiştir]

Ana madde: Kars Oblastı
Von Hellwald’ın (1878-99) kaydettiğine göre, Rus işgalinden önce Osmanlı topraklarında 105 köyde 29.000 Karapapak yaşıyordu.[17]
Rusya İmparatorluğunda Tatarlar (Azeriler başta olmak üzere Türk halklarının genel adı)'dan farklı olarak Karapapak mevcuttu.[16]
Brockhaus ve Efron Ansiklopedisi`nin aktardığı verilere göre, 1 Ocak 1892 tarihinde Kars Oblastı 200 868 kişi (1 verst karede 12 kişi) iskan ediyordu. Ce onlardan 7% Rus, 13.5 % Yunan, 15% Kürt, 21.5 % Ermeni, 24% "Türk", 14% Karapapak, 5% Türkmen idi.[16]
1897'de ise Kars Oblastı'nın toplam hümusu 290.654 kişi (Erkek: 160.576, Kadın: 130.083, kentte yaşayanlar: 37.838) olup ana dillerine göre nüfus, 73.406 Ermeni, 63.547 Türk, 42.968 Kürt, 32.593 Yunan, 29.879 Karapapak, 27.856 Rus (5.279 Küçük Rus dahil), 8.442 Türkmen, 2.347 Tatar ve 6.383 diğer gruba bağlı olanlardan ibaretti.[16]
Dinlere göre nüfusun 14% Ortodoks, 5% Hristiyan sektant mezhepleri, 21% Ermeni-Gregoryan, 0.75% diğer Hristiyan inançlar, 47% Müslüman (37% Sünni ve 10% Şii), 11% Alevi, 1.25 % Yezidi idi. Rus nüfusun büyük kısmı sektantlar (molokan, duhobor, prıgun ve diğer mezhepler), Yunanlar — Ortodoks, Türkler — Sünni Müslüman, Karapapaklar — Sünni ve kısmen Şii, Terekemeler — Ali-Allahi Şiileri, Kürtler — Sünni Müslüman ve kısmen Yezidi idi. Karapapakların nüfusun diğer kısmı gibi hayvancılık ve toprakla uğraştığı, Terekemelerin bir kısmının Kürtler`le beraber göçebelik yapması söyleniyor.[16]

Sovyet dönemi [değiştir]

Diğerleri ise 1921’de Rusların çekilmesiyle Kars’a geldiler. Bunlar Gümrü Antlaşması'yla gerçekleşen nüfus mübadelesiyle Akbaba, Tiflis, Kazak ve Borçalıbölgelerinden göç ettiler.
1926 Sovyetler Birliği nüfus sayımına göre Güney Kafkasya`da 6.311 kişi kendini Karapapak olarak tanımlamıştır (3252 erkek ve 3059 kadın).[18]
1939'da Stalin tarafından "Azerbaycanlılar" adlı etnik grubun yaratıldıktan sonra Ahıskalılar dışındaki Azerbaycan'daki diğer bütün Türkler gibi nüfus sayımlarında görünmez olmuş[19] ve Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nde de Azerbaycanlılar ya da Azeriler'in önde gelen etnik grup olarak sayılmıştır.[20].

Din [değiştir]


Azerbaycan
 ve Gürcistan'ın buyuk kısmında ve İran'da Sulduz'daki Karapapaklar Şii Caferî'dir.Türkiye'de Karapapaklar genellikle İslam dini Hanefi mezhebine mensuptur.

Dil [değiştir]

Ahmet Caferoğlu, Karapapakların konuştuğu dilin "öz Türkçe" olduğunu yazmaktadır.[21]
İslam Ansiklopedisi'ndeki Terekemeler (Karapapak Türkleri)maddesinde, Azerbaycan Türkçesi'nin bir şivesini konuştuğu yazılmaktadır.[22].S.Dündara göre de Karapapak Türkleri Azerbaycan Türkçesi'ni konuşmaktadır.[23]
ХIХ. yüzyıl Osmanlı kaynakları Karapapakların, Azerbaycan Türkçesiyle konuştuğunu yazar[24].
Andrews ise, ana dillerinin Azerbaycan diline yakın, Batı Oğuz dillerinden biri olan Karapapakça olduğunu ve Karapapakların Terekeme lehçesinin Karapapakça'dan daha kaba olduğunu ileri sürdüklerini aktarmıştır.[

Comments

Popular posts from this blog

Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar?

 Neden Yaşlılar Bazı Uzak Anılarını Dün Gibi Hatırlar? Büyüklerin gençlik anılarını dinlemeyenimiz ve onlarca sene önceye ilişkin anıların dün şeklinde hatırlanışına şahit olmayanımız yoktur. Üstelik bu anılar çoğu zaman “hangi şarkıda dans edilmiş olduğu” benzer biçimde pek çok ince detay içerir. Dün ne yediğini hatırlamayan bir adamın, 30 yıl önce yediği yemeği hatırlaması hatta yemeğin tadını ve kokusunu tanım edebilmesi hafıza araştırmacıları için ilginç bir çalışma alanı olmuştur. Bu fenomene; “anımsama tepesi” anlamına gelen “reminiscence bump” ismi verilmiş, tepe noktalarının çoğu zaman 10 ila 30 yaşları arasındaki döneme ait olduğu görülmüştür. Hafıza Hafıza alakalı kabul gören teorilerden biri “Bilgi İşleme” modeli ismi ile anılır. Bu kuram, belleğin basit fonksiyonlarını anlamamızda bizlere destek verir. Bu modele göre belleğimiz, üç değişik hafızaya haizdir. Duyusal hafıza Kısa süreli bellek Uzun süreli hafıza Bilgi işleme modelinin daha iyi anlaşılmasını elde eden yaygı...

Fobofobi Nedir?

  Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Fobofobi Nedir? Muhteşem bir manzaraya sahip olan seyir terasları, nefesinizin kesilmesine neden oluyor; şipşirin bir kedinin yakınından bile geçemiyor ya da evde böcek olduğuna dair bir şüphe, evi terk etmenize yol açıyor olabilir. Belirli uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, şiddetli irrasyonel kokulara fobi denir. Fobi, “korku” veya “kaçış” anlamına gelen Yunanca “Phobos” kelimesinden türetilmiştir. Peki hiç korkmaktan korktuğunuz mu? Fobofobi ise fobiden korkmak anlamına gelir. Fobofobi çoğunlukla tek başına bulmaz. Yani fobofobiden muzdarip olanların genellikle bir hatta birkaç fobisi daha vardır. Anksiyete bozuklukları ve panik atakla ilişkili olarak görülür. Ortaya Çıkma Sebebi Nedir? Fobofobi, spesifik olarak, daha fazla fobi geliştirmekten korkma nedeniyle ...

Gözleri Açık Uyumak Normal mi?

 Gözleri Açık Uyumak Normal mi? Dilimizde “tedirgin olmak” anlamına kullanılan “gözleri açık uyumak” deyimi, logoftalmus‘dan muzdarip olanlar için fiziksel bir gerçeklik. Eğer gözleri aleni veya yarı aleni uyumanın herhangi bir sakıncası olmayan, olağan bir durum bulunduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü logoftalmus, göz sağlığına ciddi zararları olabilecek mutlaka tedavi edilmesi ihtiyaç duyulan bir sıhhat durumdur.Bu makalede; “Logoftalmus nelerdir?“, “Neden oluşur?“, “Nasıl teşhis ve tedavi edilir?” sorularının yanıtlarını bulabilirsiniz. Logoftalmus Nedir? Beynimiz uyuduğumuzda duyu organlarından gelen minör verileri dikkate almaz, aynı durum gözleri aleni olarak uyuyan insanoğlu için de geçerlidir. Bu nedenle bu insanlar, durumlarını farkına varamazlar. Bebeklik döneminde zaman zaman gözlemlenen gözleri açık uyuma durumu, bebeğin büyümesi ile herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden geçer. Ancak herkeste naturel olarak ortadan kalkmaz.Neden Tedavi Edilmesi G...